MAHKEMESİ : Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2012/361-2013/71
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 6100 Sayılı HMK.'nun 209/1. maddesinde; "Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ise;sahtelik iddiasının imza inkarı dışındaki bir nedene dayanması halinde 6100 Sayılı HMK.'nun 209/1.maddesinin amir hükmü gereği icra takibi olduğu yerde durur.
Somut olayda, lehtar ciranta konumundaki borçlu, takibe dayanak çeki alacaklıya ciro ettikten sonra keşide tarihinin tahrif edilerek üzerine paraf imza atıldığını, bu paraf imzanın kendisine ve dava dışı keşideciye ait olmadığını, çekin, keşide tarihine göre yasal süresinde ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, ayrıca, çek tazminatı ve komisyonunun da istenemeyeceğini ileri sürerek, takibin iptali talebinde bulunmuştur.
Borçlunun, sahtelik iddiasına ilişkin Cumhuriyet Savcılığı ya da mahkemeye herhangi bir başvurusu bulunmadığına göre; 6100 Sayılı HMK.'nun 209.maddesinin olayda uygulama yeri yoktur. Öte yandan, ileri sürülen husus, kamu düzenine ilişkin olmadığından icra mahkemesince, hükümle birlikte kendiliğinden sahtecilik iddiasıyla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulamayacağı ve bu arada icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece, öncelikle tahrifat iddiasının İİK'nun 169/a maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi, sonucuna göre, borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü çek tazminatı ve komisyonuna yönelik talepleri incelenerek bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı ve borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.