MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2013/23-2013/48
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi şirket mahcuz taşınmazın muhammen bedelinin altında satıldığını, satış ilanının kendilerine tebliğ edilmediğini, ticaret sicilinden şirketin son adresinin sorulmadığını, satışa alıcıların girmesinin engellendiğini iddia ederek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiş mahkemece; icra emrinin ipotek senedinde, vergi levhasında, Ankara sanayi odasından gelen müzekkere cevabında şirket adresi olarak bildirilen .............. no:182/2 Çankaya adresine gönderildiği, iade edilmesi üzerine kıymet takdirinin ve satış ilanının aynı adrese TK.'nun.35.maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği, satış ilanının tebliğinde de usulsuzluk bulunmadığı, borçlunun adres değişikliğini icra müdürlüğü dosyasına veya alacaklıya bildirme zorunluluğu bulunduğu, getirtilen belgelerde de aynı adresin yazılı olduğunun görüldüğü, davacının duruşmaya gelmediği, herhangi bir delil de bildirnediği, dava dilekçesinde bildirilen adrese çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2010/1804 takip numaralı dosyasında şikayetçiye çıkarılan icra emrinde ''...................18/2Çankaya-Ankara'' adresinin yazıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese TK.'nun 35 maddesine göre icra emrinin ve kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği, ipotek akit tablosunda ise borçlu şirketin adresi olarak ''...........................182/2 Çankaya-Ankara'' olarak yazıldığı, satış ilanı tebligatının da 11/09/2012 tarihinde ''...................18/2 Çankaya-Ankara'' adresine TK.'nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, şikayet dilekçesi ekinde bulunan 12 Nisan 2010 tarihli 7541 Sayılı Türkiye Ticaret Sicili gazetesinin fotokopi suretinde şikayetçinin adresi olarak ..........................No:4/2 Çankaya adresinin yazıldığı, şikayet dilekçesine de aynı adresin yazıldığı, bu adrese çıkarılan duruşma günü tebligatının ise bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır.
02/07/2012 tarihinde 6352 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile değiştirilen 2004 Sayılı İİK.'nun ''Ayrıca tebliğler:'' başlıklı 127.maddesinde ''ilanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur. Adresin tapuda kayıtlı olmaması hâlinde, varsa adres kayıt sistemindeki adresleri tebligat adresleri olarak kabul edilir. Bunların dışında ayrıca adres tahkiki yapılmaz, gazetede veya elektronik ortamda yapılan satış ilanı tebligat yerine geçer.'' denildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1.fıkrasında ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.'' denildiği, aynı kanunun ''Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti:'' başlıklı 35.maddesinin 11/01/2011 tarihli 6099 Sayılı
ESAS NO : 2013/19163
KARAR NO : 2013/27773
kanunun 9.maddesi ile değiştirilen (4).fıkrasında '' Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.'' denildiği, Tebligat Yönetmeliğinin ''Bilinen adreste tebligat'' başlıklı 16.maddesinin 1.fıkrasında ''Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.'' denildiği ve aynı yönetmeliğin ''Değiştirilen adresin bildirilmesi zorunluluğu ve yapılacak işlemler'' başlıklı 57.maddesinin (4)fıkrasında ''Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.'' denildiği görülmüştür.
Somut olayda;TK.'nun 10/1.maddesi kapsamında şikayetçi şirketin bilinen adresi ipotek akit tablosunda belirtilen ''..................182/2 Çankaya-Ankara'' adresi olmasına rağmen başta icra emri olmak üzere diğer bütün tebligatların borçlu şirketle ilgisi bulunmayan ''............................18/2 Çankaya-Ankara '' adresine çıkarılması ve bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese TK.'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması yasaya aykırıdır. Satış ilanı tebligatının tebliğ edildiği 11.09.2012 tarihinde İİK.'nun 127.maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmesine ve borçlu şirketin adresi Ticaret Sicilinde tulmasına rağmen oradan adres sorularak bilidirilecek adrese TK.'nun35/4.maddesi gereğince tebligat çıkarılması gerekirken satış ilanının borçlu ile ilgisi bulunmayan ''......................................18/2Çankaya-Ankara'' adresine tebliğe çıkarılması işlemi yasaya aykırı olduğu için usulsüzdür. Ayrıca; şikayetçi vekilinin dilekçesi ekinde borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adresinin "..................................... No:4/2 Çankaya-Ankara'' olduğuna ilişkin 12.04.2010 tarihili Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretini ibraz etmesi, takibin 10.06.2010 tarihinde başlaması göz önüne alınarak mahkemece şikayetin İİK.'nun 18/3 maddesi kapsamında incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Usule aykırı tebliğin hükmü ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53.maddesinde düzenlenmiş; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Öte yandan İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkemece şikayetçinin feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edileceği hükmü bulunmaktadır. Mahkemece işin esası incelenip istemin reddine karar verilmesine rağmen şikayetçinin para cezası ile cezalandırılmaması da doğru görülmemiştir.
Ayrıca HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
ESAS NO : 2013/19163
KARAR NO : 2013/27773
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy