MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2013
NUMARASI : 2013/84-2013/270
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12/02/1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Somut olayda, alacaklı tarafından dosyaya sunulan ödeme belgelerinde borçlu tarafından alacaklı vekili olan şahıs hesabına ödemeler yapılmış ise de, sözkonusu belgelerde, icra takip dosya numarası belirtilmeksizin ödeme yapıldığı görülmektedir. Dosya numarası belirtilerek ödeme yapılmadığına göre, bu ödeme borçlunun takibi öğrendiğinin kabulü için yeterli değildir. Ancak, takip dosyasında borçlu hakkında Küçükçekmece 1.İcra Ceza Mahkemesinin 06/12/2012 tarih ve 2012/168 D.İş sayılı dosyası ile mal beyanında bulunmama nedeniyle İİK.nun 76.maddesi gereğince mal bildiriminde bulununcaya kadar ve üç ayı geçmemek üzere hapsen tazyikine karar verildiği, mahkeme tarafından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye verilen cevapta, iş bu kararın, mal beyanında bulunması için adres itibariyle 11/12/2012 tarihinde Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderildiği ve infazına devam edildiği bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, icra ceza mahkemesi kararının borçluya tebliği veya kararın infaz edilmesi suretiyle borçlunun takibi öğrenip öğrenmediği hususu tespit edilerek; borçlunun bu şekilde, belirttiği tarihten önce takipten haberdar olduğu ispat edilemez ise, İİK.nun 16/1.maddesi gereğince yedi günlük yasal sürede icra mahkemesine başvurması nedeniyle şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin süre aşımından reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.