MAHKEMESİ : İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2013/115-2013/224
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının borçlu aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattığı, örnek 7 ödeme emrinin 22.10.2012 tarihinde adresin kapalı olduğu belirtilerek Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği, borçlunun 18.02.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle muttali olduğu tarih olan 15.02.2013 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitini istediği, mahkemece şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihin 15.02.2013 olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK.nun 16.maddesi olup, bu yöndeki şikayet, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Öte yandan HGK'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "....usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. HGK.nun 12.2.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan ettiği tarihin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Alacaklı tarafından 26.03.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde ve temyiz itirazlarında da ileri sürdüğü, borçlu vekili ile yapıldığı iddia edilen görüşmeler ve borçlunun icra dairesi ile yaptığı iddia edilen görüşmenin araştırılarak usulsüz olduğu iddia edilen ödeme emri tebliğ işleminden muttali olunan tarihin ve muttali olunma tarihine göre şikayetin yasal 7 günlük süre içerisinde olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma sebebi dikkate alınarak sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy