MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2012
NUMARASI : 2011/661-2012/2021
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçluların icra mahkemesine yasal 5 günlük sürede yaptığı itirazlarında, faize ve gecikme cezasına itirazları ile birlikte dayanak bononun taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi nedeniyle teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece gecikme cezası yönünden istemin kabulüne, teminat senedi iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
TTK'nun 688/2. maddesi gereğince, bononun kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu içermesi ve illetten mücerret olması gerekir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup, bu sözleşmede takip dayanağı bonoya açık bir atıf yok ise de; alacaklının takip talebinde yer verdiği açıklama ve cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, takip dayanağı bononun kredi sözleşmesi kapsamında ve teminat amacıyla verildiğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. Nitekim alacaklının senedin ödeme aracı olarak alındığı konusunda da herhangi bir iddiasına da rastlanmamıştır.
Bu durumda takip dayanağı senet, TTK.nun 776/b maddesinde öngörülen kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadini taşımadığından alacağın tahsili yargılamayı gerektirir.
O halde mahkemece, İİK. nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy