MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2012
NUMARASI : 2011/2273-2012/1386
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, borçluya gönderilen ödeme emri ve diğer tüm tebligatların usulsüz olduğunu iddia ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 31.10.2011 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece borçlu adına ilanen yapılan ödeme emri tebliğ işleminin ve buna bağlı olarak yapılan diğer tebligatların usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince, kendisine tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet, tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber, tebliğ çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtası ile tahkik ve tespit ettirir.
Bu araştırmalardan sonra ilanen tebligatla ilgili işlemlerin nasıl yapılacağı ise, Tebligat Kanunu'nun 29 ve 30., ilanen tebligatın yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğü'nün 46. ve 47. maddelerinde düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu'nun ilana ilişkin 28. ve Tebligat Tüzüğü'nün 46. maddelerindeki hükümlere uyularak çok yönlü araştırma yapılarak (resmi ve hususi müessese ve dairelerden, örneğin seçim kurullarından, vergi dairesinden), bundan sonuç alınamaması halinde ilanen tebliğe gidilmesi gerekir. İlanen tebligat başvurulacak son yoldur. Adres araştırmasının geniş bir çerçeve içerisinde ele alınıp soruşturmanın çok yönlü yapılması gerekir.
6099 Sayılı Yasa ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10919 sayılı takip dosyasında örnek 49 ödeme emrinin borçluya ilanen tebliğ edildiği, kıymet takdir raporu tebligatının ise öncelikle borçlunun "Yenimahalle 818. Sk. No: 15 Daire 7 Didim Aydın" adresine tebliğ edilmek istendiği, ancak tebliğ edilmeksizin iade edildiği, bunun üzerine söz konusu adresin mernis adresi olduğunun anlaşılması nedeniyle aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, dolayısıyla yukarıdaki kanun maddeleri uyarınca ödeme emri ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Ödeme emri ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun olduğu mahkemenin de kabulünde olup, tebliğ tarihine göre İİK.nun 16/1.maddesi gereğince yasal yedi günlük süreden sonra mahkemeye başvuran borçlunun şikayetinin süreden reddi gerekirken esastan reddi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 21,15 TL onama harcı alındığından mahsubuna bakiye, 3,15 TL harcın temyiz edenden alınmasına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy