MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2012/960-2013/263
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte borçlu şirket, Gebze İcra Dairelerinin yetkili olduğu itirazında bulunmuş, mahkemece, diğer takip borçlusu A.S.’nın Kartal adresine ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması sebebiyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 50. ve HMK.'nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK' nun 6. maddesinin 1. cümlesine göre; "Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir." HMK' nun 7. maddesine göre; "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir."
Anılan hükümler çerçevesinde birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin ikametgahında takip başlatılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak anılan hüküm, borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir.
Somut olayda; takip borçlularından A.S.’nın adresi Kartal olup, ödeme emri borçluya bu adreste 30/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, anılan borçlunun da ayrı bir dava ile yasal itiraz süresi içinde icra mahkemesine yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Böylelikle diğer borçlu yönünden de Kartal İcra Müdürlüğünün yetkisi kesinleşmeden, borçlu şirket tarafından icra mahkemesine yetki itirazında bulunulduğundan HMK. nun 7/1. maddesinin uygulanması imkanı yoktur.
6100 Sayılı HMK'nun 165/1 maddesi uyarınca; “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.”
O halde mahkemece, borçlulardan Akın Silisan tarafından yapılan itiraza ilişkin İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/ 959 E. sayılı dosyası celp edilip, HMK’nun 165/1 maddesi uyarınca bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy