MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2012
NUMARASI : 2012/706-2012/675
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 11.04.2013 tarih ve 2013/4803-13968 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirket hakkında yapılan takibin kesinleşmesi üzerine 12.11.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında şikayetçi icra kefili olmuş, 14.11.2012 tarihinde icra emri düzenlenmiştir. Bu kefaletin geçerli olmadığına ilişkin şikayet üzerine mahkemece kefaletin geçerli olmadığından istem kabul edilmiştir.
Alacaklının temyizi üzerine Dairemizce 11.04.2013 tarihli bozma kararında kısaca, icra tutanağında kefil olunan miktarın belli olması ve kefaletin herhangi bir koşula bağlı olmaması gerektiği, haciz tutanağında borç miktarının yani kefil olunan tutarın belli olduğu, icra emrinin düzenlendiği tarih itibariyle asıl borçlu hakkında takibin kesinleştiğinden istemin reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Ancak 27836 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin 1. fıkrasında “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, icra kefaletin yer aldığı haciz tutanağında borç miktarı yazılı ve kefilin imzası olup tutanak geçerli ise de yukarıda anılan BK'nun hükmü uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için eşin rızasının olup olmadığı belli değildir. Bu durumda mahkemece, anılan madde hükmünün olayda uygulanması gerekip buna göre geçerli bir icra kefaleti olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken şeklinde kararın bozulması gerekirken yukarıdaki nedenlerle bozulması isabetsiz olup borçlunun karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.04.2013 tarih ve 2013/4803 E.-13968 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy