MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2012/630-2013/102
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 89. maddesi uyarınca düzenlenen 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin üçüncü kişiye Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğ edildiği, itiraz edilmemesi üzerine alacaklının üçüncü kişinin malvarlığına haciz konulmasını talep ettiği icra müdürlüğünün 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin muhtara yapıldığından geçerli olmadığı gerekçesi ile haciz talebinin reddine karar verildiği, mahkemece icra müdürlüğü işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler yönünden olup, tüzel kişiler hakkında 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, üçüncü kişi şirkete İİK'nun 89.maddesine göre gönderilen 3.haciz ihbamamesi şirket yetkilisinin adreste bulunmaması ve yerine bakan personelinde tebligatı almaktan imtina etmesi üzerine mahalle muhtarına teslim edilerek, kapısına haber kağıdının yapıştırıldığı, çalışan personele haber verildiği şeklinde yapılmış olup anılan tebligat bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında usulüne uygundur. İİK'nun 89.maddesine göre gönderilen 2.haciz ihbarnamesinin ise işyeri yetkilisinin isim ve imzadan imtina ettiği, evrakı almaktan da imtina ettiği için tebligatın muhtara teslim edildiği ve muhatabın adresinin kapısına 2 nolu haber kağıdının yapıştırıldığı için usulüne uygundur.
Bu durumda mahkemece, haciz ihbamamelerinin gönderildiği adresin üçüncü kişi şirketin ticaret sicilindeki adresi olup olmadığı araştırılıp, şikayet olunan şirketin kayıtlı adresi olması halinde istemin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy