MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2012/727-2012/761
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 07.05.2013 tarih, 11866/17585 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı A.A. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme istemi yerinde değil ise de;
Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenler memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır".
Somut olayda örnek (7) ödeme emri, borçlu A.A. adına "muhattap iş nedeniyle adres Dışında olduğundan muhattabın daimi çalışanı olduğunu beyan eden H.Ö. imzasına" şeklinde 08.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu, tebligatı alan kişinin A.Ş.yöneticisi olduğunu iddia etmiş, alacaklı vekili de 25.09.2012 tarihli duruşmada, tebligatı alan H.Ö. A .....A.Ş. şirket yöneticisi olduğunu kabul ederek borçlunun iddiasını doğruladığı anlaşılmıştır. O halde borçlu şikayetçinin memur ve müstahdemleri olmadığı anlaşılan H.Ö. borçlu adına ödeme emri tebligatını alması usulsüzdür.
Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 39 maddesinde, "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz" düzenlemesi mevcuttur.
Şikayetçi A.A adına çıkarılan ödeme emri tebligatının takip borçluları arasında yer alan A.Ş. adresinde, şirket yetkilisi H.Ö. imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, borçluya yapılan tebliğ işlemi hasma tebliğ yasağı kapsamında 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 39.maddesi hükmüne de aykırı ve usulsüzdür.
O halde, mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken; Dairemizce onandığı anlaşıldığından, borçlu A.A. karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Davacı A.A. karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.05.2013 tarih ve 2013/11866 E. - 2013/17585 K.sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Ankara 7.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.09.2012 tarih ve 2012/727 E. - 2012/761 K.sayılı kararının borçlu davacı A.A.yönünden yukarıda yazılan nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy