MAHKEMESİ : Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2012/138-2012/599
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 18.03.2013 tarih, 2013/1423-9784 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senedin protokol gereğince verildiğini ve protokol kapsamında iki adet araç vermek suretiyle borcu ödediğini; düzenleme tarihi ile vadede tahrifat yapıldığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/a.maddesine göre, borçlu dayanak senedin kambiyo vasfını taşımadığı ve alacaklının, kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunmadığını, ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren beş gün içerisinde şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürebilir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de, icra mahkemesinin süresinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulüne uygun olarak kendisine intikal eden işlerde takibin dayanağı olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasıla göre yapılan takibi iptal edebilir. Maddenin son fıkrasında belirtildiği üzere, her ne suretle olursa olsun, borcun kısmen veya tamamen kabulü halinde bu madde hükmü uygulanmaz.
İİK.nun 170/a-son maddesi kapsamında keşidecinin, senede karşılık borcu lehtara ödediğini bildirmek suretiyle senetten doğan borcu kabul etmesi, bütün cirantalar, dolayısıyla alacaklı hamil yönünden de sonuç doğurur. Diğer bir ifade ile, lehtara ödeme iddiası ile borcun kabul edilmesi halinde, İİK.nun 170/a-son maddesi gereğince hamil alacaklının başlattığı takibin İİK.nun 170/a maddesi hükmüne dayanılarak iptali mümkün değildir.
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda ve 07/06/2012 tarihli duruşmada, dosyaya sunduğu 26/04/2007 tarihli “Tutanak” başlıklı belge gereğince senede karşılık bir kısım ödeme yapıldığını, borcu iki adet araç vermek suretiyle ödediğini beyan ettiği görülmektedir. Ödeme iddiasına dayanak yapılan belge, itiraz eden keşideci borçlu ile lehtar arasında imzalanmıştır. Şikayetçi, senetten doğan borcu lehtara ödediğini beyanla borcu kabul ettiğinden, iki vade bulunması, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 615. maddesi gereğince senedin kambiyo vasfını kaybettirir ise de, İİK.nun 170/a-son maddesi uyarınca senette iki ayrı vade olduğundan bahisle kambiyo takibi yapılamayacağı iddiası dinlenemez.
Diğer yandan; Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 599/1.maddesi gereğince, kural olarak, bonodan dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bu kuralın istisnası da aynı fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre, hamil, bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu, keşideci veya önceki hamillerle arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı da ileri sürebilecektir.
Şikayete konu olayda, borçlunun iddiasına dayanak yaptığı 26/04/2007 tarihli belge keşideci borçlu ile lehtar arasında imzalanmış olup, Dairemiz bozma ilamında maddi hataya dayalı sözkonusu belgeye göre takip konusu senedin teminat olarak verildiğinden bahsedilmişse de, yukarıda açıklanan TTK.nun 599/1.maddesi gereğince, hamilin senedin iktisabında bilerek borçlu zararına hareket ettiği iddia ve ispat edilmediğinden iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemez. Kaldı ki, teminat olgusu da İİK.nun 170/a-son kapsamında dinlenemez.
Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında, mahkeme kararının onanması gerekirken Dairemizce bozulduğu anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18/03/2013 tarih ve 2013/1423 E.-9784 K.sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy