MAHKEMESİ : Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2012
NUMARASI : 2012/214-2012/323
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takip dayanağı çek üzerindeki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı, alacaklıya takip dayanağı çekten doğan herhangi bir borcunun bulunmadığı ileri sürülerek imzaya, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, ayrıca süresi içerisinde bankaya ibraz edilmeyen takip dayanağı çekin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı ileri sürülerek takibin iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 169/a maddesinin 1. fıkrasına göre "İcra mahkemesi hakimi itiraz sebeplerinin tahkiki için her iki tarafı da otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim duruşma sonucunda borcun olmadığını veya itfa ya da imha edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder..." hükmünü öngörmektedir.
HMK'nun 73-83, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve Tebligat Kanunu'nun 11. maddelerine göre, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez.
Mahkemece duruşma günü tayin edilerek alacaklı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğe çıkarılmadığı; icra takibinde kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen alacaklı asile tebligat çıkarıldığı, bu tebligatın dahi adresin yetersiz olması ve muhatabın adreste tanınmaması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği görülmüştür. Alacaklı, vekili vasıtasıyla icra takibine başladığı için alacaklı vekiline yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden, yokluğunda inceleme yapılarak karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan takibe konu 10/02/2012 keşide tarihli çekin 6102 sayılı TTK'nun 796/1. maddesi uyarınca on günlük ibraz süresi içerisinde 10/02/2012 tarihinde muhatab bankaya ibraz edildiği halde mahkemece, diğer itirazlar incelenmeksizin çekin süresinden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, alacaklı vekiline dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy