MAHKEMESİ : İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/58-2013/275
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 688/6. maddesinde; bonoda tanzim yerinin yazılı olması gerektiği, aynı kanunun 689/son maddesinde ise; tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun tanzim edenin adı ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir (6102 sayılı TTK'nun 776/f, 777/3.maddeleri).
Somut olayda takip konusu senette keşide yeri (düzenleme yeri) yazılı olmadığı gibi, senedi düzenleyenin ad ve soyadı yanında da yazılı bir yerin olmadığı görülmektedir. Bu durumda takibe dayanak belgede tanzim yeri olmadığından senedin kambiyo vasfı bulunmamaktadır.
Her ne kadar mahkemece takip konusu senedin aslı yerine fotokopisi üzerinden imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi doğru değil ise de, yukarıda açıklandığı üzere senet kambiyo vasfında olmadığından İİK'nun 170/a-2.maddesi uyarınca takibin resen iptaline karar verilmesi gerekir. Ancak sonuçta istem kabul edilip takibin iptaline hükmedildiğinden mahkeme kararının bu bölümü sonucu itibariyle doğrudur.
Öte yandan takip dayanağı bonoda düzenleme yerinin bulunmaması nedeni ile takibin iptali İİK.nun 170/a maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup anılan maddede tazminata hükmedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmolunması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 22.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2013 tarih ve 2012/58 E., 2013/275 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminat ile ilgili (2) nolu bendinin tamamının silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy