MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2012
NUMARASI : 2012/705-2012/674
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 15.04.2013 tarih, 4953/14365 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının borçlu aleyhine 6 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra 12.11.2012 tarihinde menkul haczi sırasında şikayetçinin icra kefili olduğu ve icra kefili olan adı geçen şikayetçinin icra kefaletinin iptali istemiyle İcra Mahkemesi'ne başvurduğu, mahkemece icra kefaletinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde öngörülen şartları taşımadığı gerekçesi ile şikayetin kabul edilerek icra kefaletinin iptaline karar verildiği, bu kararın Dairemizce icra kefaletinin usulüne uygun olarak verilmiş olduğu ve şikayetin reddi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinde "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, şikayetçinin anılan yasanın yürürlüğe girmesinden sonra 12.11.2012 tarihinde icra kefili olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, açıkça kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu hususun her zaman şikayet konusu edilebileceği gözetilerek şikayetçinin icra kefili olmadan önce ve icra kefilliği sırasında eşinin razısının alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Dairemizin 15.04. 2013 tarihli bozma kararında belirtilen hususlara ilaveten kararın bu yönden de bozulması gerekirken bu hususun bozma nedeni yapılmadığı anlaşılmakla, şikayetçi icra kefilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi icra kefilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 15.04.2013 tarih ve 2013/4953 E, 2013/14365 K. sayılı onama kararında belirtilen bozma nedenine ek olarak mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine,30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy