MAHKEMESİ : Hatay İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2009/753-2013/74
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, itfa nedeniyle takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 71/1. maddesine göre, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilmesi için itfa itirazının İİK.nun 71/1.maddesinde açıklanan nitelikte bir belge veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
Borçlunun dayandığı belgenin, alacaklı tarafından imzası ikrar edilmiş bir belge olmaması halinde, icra mahkemesince duruşma açılarak alacaklı duruşmaya çağrılmalı ve belge altındaki imza gösterilerek beyanı alınmalıdır. Alacaklı imzayı kabul ederse, borçlunun dayandığı belge artık imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş belge haline geldiğinden itfa itirazının kabulüne karar verilmesi gerekir. Alacaklı duruşmaya gelmez veya duruşmaya gelir ve imzayı kabul etmez ise mahkemece itfa itirazının reddine karar verilmesi gerekir. İİK.nun 71.maddesinde düzenlenmediğinden icra mahkemesince, imzanın alacaklıya ait olup olmadığı konusunda inceleme yapamaz.
Somut olayda, her ne kadar borçlunun sunduğu ödeme belgesinde tarih bulunmamakta ise de, gerek başvuru ve cevap dilekçesi içeriğine, gerekse başvuru tarihine bakıldığında, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun, İİK.nun 71/1. maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ödendiğine yönelik itfa itirazı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, alacaklı vekilinin, borçlunun ödeme itirazına dayanak yaptığı adi belgedeki imzanın alacaklıya ait olmadığını, 2009 yılı kasım ayı başında borçlu tarafından teslim edilen üç adet senet karşılığında 3.760,00 TL teslim aldığına dair belge imzalayıp verdiğini, iddia edildiği gibi 37.600,00 TL aldığına ve borçluyu ibra ettiğine dair belge vermediğini savunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda imzanın alacaklıya ait olduğunun anlaşılması üzerine, ödeme itirazının kabulüne karar verildiği görülmektedir. Ancak bu kabul, belge altındaki imzaya yönelik açık bir ikrar bulunmadığından yukarıda açıklanan yasa maddesindeki düzenlemeye uygun düşmemektedir.
O halde, mahkemece, borçlunun istemi genel mahkemede yapılacak yargılama ile belirlenebileceğinden istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy