MAHKEMESİ : Bandırma İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2013
NUMARASI : 2013/181-2013/173
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, borçlunun icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak örnek 10 ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ve takibe konu senedin zorunlu unsurlarını taşımadığından kambiyo vasfını yitirdiğini ileri sürdüğü, ayrıca borçlunun alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını ve alacaklıya böyle bir senet de verilmediğini ileri sürerek borca itiraz ettiği; mahkemece tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır... " hükmü ile 6099 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik aynı yasanın 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü ile aynı yasanın 21/1 maddesinde; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde; "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkartılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda; şikayetçi borçlu adına çıkartılan tebligatta adresin, adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi olduğuna dair meşruhat bulunmadığı, örnek 10 ödeme emrinin borçluya 3. E. Mah, D.Cad. D. Sok. S. S. No:15/C Nilüfer/Bursa adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak tebliğ evrakında muhatabın işte olduğunu bildiren İ.T. isimli şahsın (komşusunun) imzasının yahut imzadan imtina ettiğini gösterir şerhin bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle anılan tebliğ işlemi 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine aykırı olduğundan usulsüzdür.
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun tebliğe muttali olduğu tarihin tebliğ tarihi olarak tespit edilmesi ile diğer şikayet ve itirazlarının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy