MAHKEMESİ : Palu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/1-2013/1
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda diğer itiraz ve şikayetleri ile birlikte senedin vade ve tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece tahrifat konusunda 23.01.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan rapor ile; bononun vade tarihinin yıl hanesinin onlar basamağında evvelce mevcut bulunan rakamın üzerinin karalanarak "1"rakamı yazıldığı söz konusu karalamalar nedeniyle önceki rakamın tespit edilemediği belirlenmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK 298. madde). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti, ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza ve paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Onaylanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin değişiklik öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Somut olayda alınan bilirkişi raporunda senedin vade tarihindeki yıl hanesinin onlar basamağında karalamadan önce evvelce mevcut bulunan rakamın tespit edilememesi tahrifatı ortadan kaldırmadığı gibi düzeltmenin yanında keşideciye ait herhangi bir paraf ya da imza da mevcut değildir.
O halde, mahkemece İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy