MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2012
NUMARASI : 2012/63-2012/71
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 30.04.2013 tarih, 2013/11053 E-16478 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlanıldığı, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile yaptığı başvurunun ise icra mahkemesince borçlunun itirazını İİK’nun 68.maddesinde yazılı nitelikte belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra takibine dayanak yapılan belgenin zamanaşımına uğradığına yönelik iddia borca itiraz niteliğinde olup, borçlunun zamanaşımı itirazını, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede icra dairesine açıkça bildirmesi gerekir.(İİK. m.62) Bunun dışında ayrıca zamanaşımı senet metninden anlaşılan itiraz nedenlerinden olduğundan, borçlunun, itirazın kaldırılması yargılaması sırasında icra mahkemesinde de bu yöndekini iddiasını ileri sürmesi mümkündür.(İİK. m.63)
İşte ancak bu iki şekilde borçlunun açıkça zamanaşımı itirazında bulunması halinde icra mahkemesince zamanaşımı hususu değerlendirme konusu yapılabilir. Açık bir zamanaşımı itirazı bulunmamasına rağmen icra hakimi tarafından zamanaşımı re’sen dikkate alınamaz.
Somut olayda, borçlu tarafından itiraz dilekçesinde çek bedelinin alacaklıya ödenmiş olduğu ve borcun bulunmadığı belirtilmiş, ayrıca ve açık bir şekilde zamanaşımı itirazında bulunulmamıştır. Borçlunun cevap dilekçesinde "çekin vade süresinin geçtiği ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu" şeklindeki beyanı da açıkça zamanaşımı itirazı olarak değerlendirilemez.
O halde itirazın kaldırılması isteminin kabulüne dair icra mahkemesi kararı doğru olup, Dairemizce onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla, alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile 30.04.2013 tarih, 2013/11053 E-16478 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 30/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy