MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2012
NUMARASI : 2012/196-2012/797
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18/03/2013 tarih, 2013/913-9990 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senetlerdeki imzaya itirazını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/a-2 maddesine göre, icra mahkemesinin süresinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulüne uygun olarak kendisine intikal eden işlerde takibin dayanağı olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasıla göre yapılan takibi iptal edebilir. Bu nedenle, mahkemece, öncelikle takibe konu senedin kambiyo vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi zorunludur. Bu bağlamda somut olaya bakıldığında;
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı T.T.K.’nun 688/6.maddesi gereğince, senette tanzim yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Tanzim yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri ve tanzim edenin adresi senet keşidecisi için geçerli olup, T.T.K.’nun 614.maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistin adresinin senette yazılı olması hali yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Takibe konu edilen senetlerin incelenmesinde, yukarıda açıklandığı şekilde düzenleme yerinin bulunmadığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, takip dayanağı senetlerin kambiyo vasfı bulunmadığından İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, aleyhe bozma ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak, İİK.nun 170/a maddesinde tazminat ve para cezasına ilişkin bir düzenleme yer almadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 18/03/2013 tarih ve 2013/913 E.-9990 K.sayılı onama kararının kaldırılmasına, Şanlıurfa İcra Mahkemesinin 28/11/2012 tarih ve 2012/196 E.-797 K.sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ilişkin üçüncü paragrafı ile para cezasına ilişkin dördüncü paragrafının karar metninden çıkarılarak düzeltilmesine ve mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy