MAHKEMESİ : Edirne İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2013/28-2013/244
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, borçlu vekili tarafından icra mahkemesine başvurularak takip dayanağı senedin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödeme için düzenlendiği, senet karşılığının da ödendiği iddiasıyla takibin iptalinin talep edildiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında 2 adet kazan yapımına ilişkin sözleşme bulunduğu, takip dayanağı senedin bu sözleşme kapsamında ödeme için alındığı hususunda bir ihtilaf yoktur. Anlaşmazlık, takip dayanağı senet bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin tamamının 43.000.-TL bedelli olduğu, bu bedelin ödenmesi için 15/11/2012 vadeli 15.000.-TL bedelli senet ile takip dayanağı olan 20/12/2012 vadeli 21.000.-TL bedelli senedin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan 01/03/2013 tarihli cevap dilekçesi ile sözleşme kapsamında 43.000.-TL nin borçlu tarafından ödendiğinin kabul edildiği, ancak taraflar arasındaki sözleşme KDV ve sirkülasyon pompasını kapsamadığı için bunların tutarı olan 12.224.-TL nin tahsili için, borçludan alınan senedin takibe konulduğu beyan edilmiştir.
Bu durumda alacaklının takip konusu ettiği borç, aslında sözleşmenin dışında, borçlu tarafça kabul edilmeyen ve kabul edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmayan yeni bir borç durumundadır. Alacaklı, sözleşme kapsamında olmayan ve borçlu tarafça da kabul edilmeyen bu borcu, bedeli ödendiği taraf beyanları ile sabit olan senet aracılığı ile tahsil etmek istemektedir.
O halde, takibe konu senedin tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine ilişkin hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy