MAHKEMESİ : Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2013
NUMARASI : 2011/612-2013/324
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 89/4.maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK.nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Tazminat talebi haksız fiile dayandığından, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde açılacak olan davanın haciz ihbarnamesine itirazın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, (İstanbul: Türkmen Kitabevi, 2004), Sh.421).
Öte yandan İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası, icra mahkemesince genel hükümlere göre görüleceğinden, Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabidir. Bu Kanun'da da dava zamanaşımına ilişkin bir düzenleme yoktur. Ceza yargılamasına ilişkin zamanaşımı hükümlerinin bu davalarda uygulanması mümkün değildir.
Somut olayda, üçüncü kişi adına çıkartılan 08.10.2007 tarihli 89/1 haciz ihbarnamesi, 04.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, 89/1 haciz ihbarnamesine karşı 08.02.2008 tarihinde yasal süresi içerisinde üçüncü kişi şirket tarafından itiraz edilmiştir. Takip alacaklısı vekili ise iş bu davayı yasal bir yıllık süreden sonra 25.08.2011 tarihinde açtığından ve D. İnş. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresinde zamanaşımına def’inde bulunduğundan, icra mahkemesince, D. İnş. Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden tazminat talebinin zamanaşımına uğradığından bahisle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi diğer taraftan İİK'nun 89/4. maddesi gereğince açılan tazminat davalarında dava dilekçesinde, edayı içeren tazminat isteminin sonuç bölümünde likit olarak yazılması ve bunun tahsiline hükmedilmesinin talep edilmesi zorunludur.
Somut olayda, dava dilekçesinde tazminat tutarının likit olarak yazılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklının, aleyhine tazminat davası açılan 3. kişiler bakımından, tazminat isteminin reddi gerekirken, alacaklının isteminin esastan incelenerek reddedilmesi yönündeki gerekçe yerinde değil ise de mahkemenin ret kararı sonuç itibariyle doğru olup onanmalıdır.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 24,30 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy