MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2007/2404-2012/1659
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular, alacaklı tarafından haklarında kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile başlatılan takipte, örnek 12 numaralı ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz etmişler, mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nun 43.maddesine göre haciz veya iflas yollarından birini seçmiş olan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere, başlamış olduğu takip yolunu bırakıp, tekrar harç ödemeden aynı dosya üzerinden diğer takip yoluna yeni baştan başvurabilir. Dolayısıyla yeni takip talebinde bulunabilir ve icra müdürlüğünce borçluya yeni bir ödeme emri gönderilir. İİK.nun 43/2.maddesinde tanınan bu seçim hakkı sadece icra takibi (ilamlı-ilamsız) ile iflas takibi arasındadır.
İflas yolu ile takipte itiraz ve şikayeti düzenleyen İİK'nun 172. maddesinde ise; “Ödeme emrine itiraz veya şikayet etmek istiyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde her türlü itiraz veya şikayetini sebepleri ile birlikte diğer tarafa tebliğ edilecek nüshadan bir fazla dilekçe ile icra dairesine bildirmeye mecburdur. Bu dilekçenin bir nüshası derhal alacaklıya tebliğ olunur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı , alacaklı vekilinin 13.11.2007 tarihinde takibin iflas yolu ile takibe çevrilmesini talep ettiği, bunun üzerine borçlulara örnek 12 numaralı ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Takibin şekline göre uygulanması gerekli olan İİK'nun 172. maddesi gereğince borçluların tüm itiraz ve şikayetlerini icra dairesine bildirmeleri zorunlu olup, imzaya itirazın da ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük süre içerisinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Dolayısıyla borçluların icra dairesi yerine icra mahkemesine başvurmaları hukuki bir sonuç doğurmaz.
O halde mahkemece, borçluların istemlerinin bu nedenle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy