MAHKEMESİ : Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2013
NUMARASI : 2013/157-2013/190
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılmış, borçlu şirket vekili Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/412 Esas sayılı iflasın ertelenmesine ilişkin davada verilen 08.11.2012 tarihli tedbir kararını icra dosyasına ibraz ederek dosyada herhangi bir işlem yapılmamasını talep etmiştir. İcra müdürlüğünce istemin kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de, alacaklı vekili tarafından bu işlemin şikayet konusu yapıldığı ve mahkemece 17.04.2013 tarihli 2013/151 E.-2013/160 K. sayılı karar ile icra müdürlüğünün durdurma kararının kaldırılarak takibin devamına karar verildiği görülmektedir. Ancak, bu defa da şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurduğu ve iflas erteleme davasında verilen tedbir kararı uyarınca takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece önceki karar doğrultusunda istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı vekili tarafından takibe konu çeklerin borçlu tarafından işçilik (maaş) alacağı mukabilinde verilmiş olduğu, alacaklarının İİK.nun 206. madde gereğince 1. sıra niteliğinde olup mahkeme kararında bu tür alacaklara yönelik bir tedbir verilmediği ileri sürülmektedir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla çeke dayalı olarak takip yapılmış olup çekten kaynaklanan alacağın işçilik alacağı olduğu iddiası alacaklının soyut beyanı dışında başkaca geçerli bir delille ispatlanamamıştır. Ödeme emrinde takibe konu çeklerin iş ilişkisinden kaynaklanan ücret alacağına istinaden verildiğinin belirtilmesi takibin şekline göre borçlu aleyhine hukuki sonuç doğurmaz. Taraflar arasında işveren işçi ilişkisinin bulunduğunun ispatlanmış olduğu kabul edilse dahi bu durum takibe konu çeklerin İİK.nun 206. maddesinin 1. sırasındaki alacaklara ilişkin olduğunu göstermez. Borçlunun bu yönde bir kabulü de bulunmadığına göre tedbir kararı uyarınca takibe devam edilemeyeceğinden şikayetin kabulü ile takibin durdurulması yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy