MAHKEMESİ : Bodrum İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2012/52-2013/161
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçinin 07.02.2012 tarihinde, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek 29.12.2011 tarihli ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetçiye yapılan satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesi ile istemin süre yönünden reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, şikayetçinin daha önce tebligat yapılmış olan adresine çıkartılan satış ilanına dair tebligatın 13.12.2010 ve 25.01.2011 tarihlerinde adres yetersizliğinden bila tebliğ iade döndüğü ve satışın düştüğü, yeniden satış istenmesi üzerine hazırlanan satış ilanına dair tebligatın ise bu defa şikayetçinin mernis adresine, buna ilişkin kayıt düşülerek çıkartıldığı görülmüştür. Şikayetçinin mernis adresine yapılan tebligatta dağıtıcının, muhtarın muhatabın tanınmadığını beyan etmesi üzerine evrakı muhtara teslim ederek tebliğ işlemini gerçekleştirdiği, buna göre de, tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi adresteki binanın kapısına yapıştırdığına dair şerh düşmediği ve Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi hükmüne aykırı davrandığı anlaşılmıştır.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Dairemiz süregelen içtihatlarında da belirtildiği üzere satış ilanının borçluya hiç tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti durumu, başlı başına ihalenin feshi nedeni sayılır. Şikayetçi vekilinin takip dosyasından 03.02.2012 tarihinde fotokopi isteminde bulunduğu, buna göre satıştan bu tarihte haberdar olduğu ve 07.02.2012 tarihli fesih isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, şikayetçi borçluya usulüne uygun satış ilanı tebliğ edilmemiş olması nedeniyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi yerine yazılı şekilde istemin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.