MAHKEMESİ : Sincan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2010/548-2013/109
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlu kooperatif vekilinin, kooperatif adına atılı imzalardan üye A. A.'ın imzasına itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir.(HGK.nun 26/04/2006 tarih ve 2006/12-259E.-2006/231K.)
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda imzanın, borçlu kooperatifin yetkili muhasip üyesi A.A.'a ait olmadığı tespit edilmiş ise de, imzanın başkan vekili olan imza atmaya yetkili N.A.'a ait olup olmadığı hususunun belirlenmediği görülmektedir. Alacaklı, yeniden rapor alınmasını talep ettiğine göre, mahkemece, ispat külfetinin alacaklı da olduğu nazara alınarak, masrafın alacaklı tarafından karşılanmak üzere ve bu konuda kesin süre verilerek yeniden uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; İİK.nun 170/3. maddesi uyarınca, borçlunun imzaya itirazının kabulü halinde takibin "durması" yerine "iptaline" karar verilmesi, takipte birden fazla borçlu bulunduğu halde, takibe itirazda bulunmayan diğer borçluyu da kapsayacak şekilde hüküm kurulması ve ayrıca tazminatın asıl alacak üzerinden verilmesi gerekirken icrada tereddüte yol açacak şekilde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy