MAHKEMESİ : Terme İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2012/24-2013/19
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Keşideci-borçlu, alacaklı tarafından çeke dayalı olarak hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takip üzerine icra mahkemesine başvurusunda, çekin tanzim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde takibe konulmadığını, çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece; itirazın kabulü ile ıttıla tarihinin 18.06.2012 olarak kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
Başvuru bu hali ile İİK.nun l69/a maddesi kapsamında takip öncesi zamanaşımı itirazına ilişkin olup, İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca bu itirazın 5 günlük sürede yapılması gerekmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun ileri sürülmesi "şikayet" niteliğinde olup, İİK.nun 16/l.maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur.
Somut olayda borçluya örnek 10 ödeme emrinin 07.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, başvurunun ise 20.06.2012 tarihinde yapıldığı görülmektedir. 06.02.1984 tarih ve 1983/7 Esas, 1984/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına göre, harca tabi davalarda, dava, harcın ödendiği tarihte açılmış sayılır. Borçlunun icra mahkemesine sunduğu itiraz dilekçesinde, hakkında başlatılan takipten evrakın muhtara teslim edilmesi nedeniyle 18.06.2012 tarihinde haberdar olduğunu belirtip dilekçede tebligatın usulsüzlüğüne yönelik bir şikayette bulunmadığı, alacaklı tarafın hazır olmadığı 21/03/2013 tarihli celsede ise usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, dolayısıyla usulsüz tebligat şikayetinin İİK.nun 16/l.maddesi gereğince öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, şikayetçinin talebinin takip öncesi zamanaşımı itirazı olduğu, ancak ödeme emri tebligatına karşı süresinde tebligat usulsüzlüğünün ileri sürülmediği, bu durumda ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe göre itirazın İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca 5 günlük sürede yapılmadığı gözetilerek istemin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de ; İİK'nun 169/a-5.maddesi gereğince borçlunun takipten önceki zamanaşımı itirazının kabul edilmesi halinde, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi de doğru bulunmamaştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.