MAHKEMESİ : Terme İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2012/32-2013/10
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, hakkında çeke istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, çeke dayalı alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece davanın kabulü ile takibin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 169/a maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden önceki dönemde çekin zamanaşımına uğradığına ilişkin itirazdır.
Takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK.nun 726. maddesine göre çeklerde zamanaşımı süresi 6 aydır. 6762 Sayılı TTK.nun 730. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 662 ve 663. maddelerinde zamanaşımını kesen sebepler sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar "dava açılması", "takip talebinde bulunulması", "davanın ihbar edilmesi" ve "alacağın iflas masasına bildirilmesi"dir. Dava açılmasından kasıt esas olarak alacaklı tarafından açılan davalar olup, Hukuk Genel Kurulu'nun 1996/684-805 sayılı ve 21.11.1996 tarihli kararında benimsendiği üzere borçlunun açtığı menfi tespit davası da zamanaşımını keser. Ancak borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan itiraz ve şikayet takibi durdurmayacağından zamanaşımını kesmez.
Somut olayda, Fatih 3.İcra Dairesi'nin 2010/22448 sayılı dosyasında 31.09.2010 keşide tarihli çeke dayalı olarak 11.10.2010 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde takibe itirazda bulunduğu, Fatih 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1832 Esas - 1982 Karar sayılı ve 22.11.2010 tarihli kararı ile yetki itirazının kabulüne karar verildiği, kararın 14.10.2011 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin 25.10.2011 havale tarihli dilekçesi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği, alacaklı vekilinin 19.07.2012 tarihli talebi ile yetkili icra müdürlüğünce örnek 10 ödeme emrinin hazırlanarak borçluya 23.07.2012 tarihinde tebliği edildiği ve borçlunun İİK.nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal (5) günlük süre içinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
Takip dosyasında 6 aylık zamanaşımı süresi dolmadan 22.11.2010 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetkisizlik kararı icra dairesi tarafından çıkartılan ödeme emrinin iptali sonucunu doğuracağından ve bu karar kesinleşmeden dosyanın yetkili yere gönderilmesi istenemeyeceğinden yetkisizlik kararının verildiği tarihten kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez. Bir diğer ifade ile zamanaşımı durur. Mahkemece hatalı gerekçe ile yetkisizlik kararının verildiği tarih ile dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiği tarih arasında geçen dönemde zamanaşımının gerçekleştiği yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, alacaklı vekilinin takip dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesine ilişkin 25.10.2011 havale tarihli talebi ile yetkili icra dairesindeki borçluya ödeme emri gönderilmesine yönelik 19.07.2012 tarihli talebi arasında başka işlem yapılmadığı, dolayısıyla takibin kesinleşmesinden önceki bu dönemde zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 168/5. maddesi kapsamında zamanaşımı itirazı olup bu itiraz İİK'nun 169. ve sonraki maddelerine göre yapılıp incelenir. Bu durumda mahkemece zamanaşımı itirazının İİK.nun 169/a maddesi kapsamında olduğu gözetilerek aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, istemin, olaya uygun düşmeyen İİK.nun 71.maddesine göre değerlendirilerek takibin geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Terme İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.03.2013 tarih ve 2012/32 E., 2013/10 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 1. maddesinde yer alan "takibin geri bırakılmasına" şeklindeki ibarenin silinerek karar metninden çıkarılmasına, yerine "takibin durdurulmasına" ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy