MAHKEMESİ : Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2013
NUMARASI : 2013/298-2013/421
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/602D.İş sayılı ve 04.06.2013 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde alacaklının ihtiyati haciz uygulanması talebinin reddine yönelik icra memurluğu kararının kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ihtiyati haciz kararından sonra verilen tedbir kararı nedeniyle icra memurluğu işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/394 Esas sayılı dosyasında, borçlular tarafından alacaklıya karşı menfi tespit davası açıldığı, bu dosyada mahkemece 05.06.2013 tarihinde, çekin takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen karar doğrultusunda icra müdürlüğünce 05.06.2013 tarihinde takibin durdurulduğu görülmüştür.
İhtiyati haciz, İİK'nun 257 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan ya da mal kaçıran borçlular için vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından borçlunun mallarının ve haklarının üzerine konulan tedbir niteliğinde bir işlemdir.
İİK'nun 264.maddesinin; "ihtiyati haczi yaptıran alacaklının, 7 gün içerisinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğuna"ilişkin, hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle alacaklının aldığı ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan takibin durmuş olması ihtiyati haczin uygulanmasına engel teşkil etmez. O halde mahkemece şikayetin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy