MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2012/36-2012/101
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 13/05/2013 tarih, 2013/9493-18218 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçluların, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu belirterek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İ.İ.K.’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel İİK'nun 82/2. maddesi gereğince bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Anılan madde kapsamındaki meskeniyet şikayetinin, İİK.nun 16.maddesi gereğince, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede yapılması gereklidir.
Somut olayda, şikayete konu taşınmazın 25/06/2012 tarihinde haczine karar verildiği, söz konusu haczin borçluya bildirilmediği, kıymet takdiri raporunun 10/09/2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu şirket vekilinin alacaklı bankaya hitaben keşide ettiği 15/08/2012 tarihli ihtarnamedeki hacze ilişkin beyanlar, şikayetçi borçluların haczi bu tarihte öğrendiğinin kabulü için yeterli değildir. Taşınmazın haczinden sonra, borçluların öğrenme tarihi olarak belirttiği 08/09/2012 tarihinden önce haciz işlemini öğrendiklerinin kabulünü gerektirecek nitelikte dosyada yapılmış bir işlem de bulunmamaktadır. Borçluların bildirdiği tarihten daha önce haczi öğrendikleri iddia edilirse, öğrenme tarihinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yazılı delille ispatı gerekir.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan İİK.nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi ile 2. fıkrası kapsamında işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından borçluların karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçluların karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13/05/2013 tarih ve 2013/9493 E.-18218 K.sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy