MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2013
NUMARASI : 2012/380-2013/171
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başlandığı, borçluların icra mahkemesine başvurarak, icra müdürlüğünün yetkisine bononun vasfına, alacak miktarına ve faize itiraz ederek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece davalı olarak gösterilen G.B. A.Ş.' nin takip alacaklısı olmadığı gibi ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Medeni Kanun'un 50. maddesine göre; "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." Bu hüküm icra takipleri için de kıyasen uygulanmakta olup, taraf ehliyeti icra takibinde kendini takip alacaklısı veya takip borçlusu olabilme ehliyeti olarak göstermektedir. HMK'nun 115. maddesine göre taraf ehliyeti dava (takip) şartı olduğundan taraflar takip şartı noksanlığını takibin her aşamasında süreye tabi olmadan icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürebilirler. Bu husus mahkemece kendiliğinden araştırılır. Takip şartı olan taraf ehliyetinin yokluğunun hukuki sonucu takibin iptal edilmesidir. Ancak; tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu HMK'nun 124. maddesi kapsamında iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamıştır.
Takip tarihi itibariyle olayda kıyasen uygulanması gereken HMK'nun 124. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir." Borçlular dilekçede alacaklı vekili ve adresini doğru olarak gösterdiği gözönüne alındığında alacaklı tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından mahkemece HMK'nun 115. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takibin alacaklıya yöneltilmesi için borçlulara kesin süre verilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy