MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/10/2012
NUMARASI : 2012/500-2012/472
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu icra kefilinin şikayeti, emekli maaşına uygulanan haczin kaldırılmasına ilişkindir.
17.04.2008 tarih ve 5754 Sayılı Yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 Sayılı Kanun'un 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Kanun hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiş olup, emekli sandığından alınmakta olan emekli maaşlarını da kapsar. Bu maddeye, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun'un 32.maddesiyle "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" ibareleri eklenmiştir. Buna göre, icra müdürü borçlunun önceden muvafakatinin bulunması halinde gelir, aylık ve ödenekleri üzerine haciz koyabilecektir. Dolayısıyla, İİK.nun 83/a maddesindeki genel kuralın aksine, takibin kesinleşmesinden sonra olmak koşulu ile borçlunun haciz tarihinden önceki muvafakatinin geçerli olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılacağından ve öncelikle tatbik edilmesi gerekeceğinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nca hak sahiplerine verilen, gelir, aylık ve ödeneklerin haczi hakkında uygulanması zorunludur.
Somut olayda, şikayetçi borçlu Elazığ 1. İcra Müdürlüğünce 09.11.2009 tarihinde yapılan ihtiyati haciz sırasında; asıl takip dosyasındaki borca ve fer'ilerine icra kefili olduğunu, kendisine icra emri göderilmesine gerek olmadığını ve yasal sürelere ilişkin hakkından feragat ettiğini beyan ederek emekli maaşının tamımına haciz konulmasına muvafakat etmiştir. Her ne kadar 5510 Sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca hacizden önce muvafakat geçerli ise de bunun ön koşulu şikayetçi borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra yapılmış olmasıdır. Buna göre; şikayetçi icra kefiline asıl borçlular yönünden takip kesinleşmeden icra emri tebliğ şartları oluşmayacağından ve icra emri göderilme şartları oluşmadan henüz doğmamış haktan feragat edilmeyeceğinden icra kefilinin icra emri tebliğinden ve sürelerden feragatı sonuç doğurmaz. Şu halde, icra kefili hakında henüz usulüne uygun bir takip yok iken yapılan haczedilmezliğe muvafakat geçersizdir.O halde, mahkemece, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy