MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/09/2012
NUMARASI : 2012/591-2012/891
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu icra kefili şikayetçinin, asıl borçlu hakkında takip kesinleşmeden kendisine icra emri gönderildiğini belirterek icra emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İhtiyati haciz sırasında verilen icra kefaleti de geçerli olup, asıl borçlu hakkında takip iptal edilmediği sürece kefaletin geçerliliği devam eder. Ancak usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmeden icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı gibi borç miktarının kesinleşmemesi halinde takibin devamı da mümkün değildir.
Somut olayda, alacaklının 19/04/2005 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, 20/04/2005 tarihinde ihtiyati haciz kararının infazı sırasında şikayetçinin icra kefili olduğu, asıl borçlu A.A. adına çıkarılan ödeme emrinin 29/04/2005 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu hakkında takip kesinleşmeden önce alacaklının 22/04/2005 tarihli talebi üzerine icra kefili şikayetçiye icra emri gönderildiği ve 02/05/2005 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
O halde, mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca, takip borçlusu hakkında takip henüz kesinleşmeden icra kefiline icra emri gönderilmesi usulsüz olup, bu husus süresiz şikayete konu yapılabileceğinden icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.