MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2011/2281-2013/106
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının borçlular aleyhine on adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığı, dayanak bonoların müşterek borçlu-müteselsil kefili olan borçlu M.K.'ın süresinde imza itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 504.maddesi gereğince vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel yetkiye haiz olması gerektiği gibi ticari vekilin böyle bir taahhüt altına girmesi de aynı Kanunun 551. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 23.01.2013 tarihli raporda, dayanak bonolar üzerindeki müşterek borçlu altındaki imzaların, söz konusu borçlunun eli ürünü olmadığının, G.G. isimli şahsın eli ürünü olduğunun belirlendiği görülmüştür. Muteriz borçlunun Şiran Noterliği'nce düzenlenen 28.9.2007 tarih ve 1432 yevmiye numaralı vekaletname ile G.G.'i vekil tayin ettiği, takip dayanağı bonoların keşide tarihinden önce düzenlenen bu vekaletname ile vekile borçlu namına müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verildiği belirlenmiştir. Ancak mahkemece anılan vekaletname karar gerekçesinde tartışılıp incelenmemiştir.
23.01.2013 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, takip dayanağı olan on adet bonodan dokuz adedine yönelik imza incelemesi yapıldığı, 05.10.2007 keşide ve 05.12.2007 vade tarihli bono yönünden inceleme yapılmadığı tespit edilmiştir.
O halde mahkemece, muteriz borçlu tarafından G.G.'e verilen vekaletnamenin içeriği itibariyle söz konusu borçluyu bağlayacağı düşünülmeli ve 23.01.2013 tarihli bilirkişi raporu ile de dayanak bonolardan dokuz adedinde müşterek borçlu altındaki imzaların, G.G.'e ait olduğu tespit edildiğine göre, inceleme yapılan bu dokuz adet bono yönünden itirazın reddine, inceleme yapılmayan bono yönünden de imza incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.