MAHKEMESİ : Şile İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2012/35-2012/50
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlunun ihalenin feshi istemi ile yaptığı başvuru üzerine mahkemece ön inceleme duruşması yapılmasına karar verildiği, ilk önce duruşma gününün 05.09.2012 tarihi olarak belirlenip şikayetçiye ön inceleme duruşmasına ilişkin davetiyenin tebliğ edildiği, bilahare duruşma gününün 19.12.2012 olarak değiştirilmesine karar verilip Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan şikayetçinin mernis adresine tebligat yapıldığı görülmektedir.
2709 Sayılı 1982 Anayasası'nın Hak Arama Hürriyeti başlıklı 36.maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir'' hükmü yer almaktadır.
11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine eklenen 2.fıkraya göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır''.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 16/2. maddesinde ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır'' hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen ikinci fıkrasında gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi takip alacaklısı (veya davacı) tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır.Bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır.Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, tebligat muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre çıkarılacaktır. Tebligat Kanunu'nun 10/2 ve 21/2.maddeleri farklı şekilde yorumlanarak başka adresinin bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan 21/2.maddesine göre tebligat çıkartılması doğru olmaz. Bu davranış Anayasanın 36.maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir.
Somut olayda şikayet konusu yapılan tebligatın, TK.'nun 10/2. maddesi uyarınca, borçluya bu adreste daha önce tebligat yapıldığı gözardı edilerek doğrudan TK.'nun 21/2. maddesine göre çıkartıldığı, bu haliyle tebligatın yukarıda açıklanan nedenle usulsüz olduğu gibi, Tebligat Yönetmeliği'nin 35/f maddesi uyarınca ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı hususu tevsik edilmeden ve Yönetmeliğin 79/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfının açık mavi renkte olması hususu da gözardı edilerek yapılan tebligatın usule aykırı olduğu görülmüştür. Ön inceleme duruşmasına davet tutanağının usulsüz olarak tebliğ edilmesi, şikayetçinin adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur.
Mahkemece ön incelemeye ilişkin duruşma gününün usulsüz tebliğ edilerek şikayetçinin yokluğunda eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy