MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2013/31-2013/261
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda .... Şti. iş Ortaklığı adına senedi imzalayan M. S. U.'in şirketi temsil yetkisi bulunmadığı ve bu nedenle bono bedelinden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı bonoda, keşidecinin .... A.Ş. - .... Şti. iş ortaklığı olup, adi ortaklık adına imzanın M. S. U. tarafından atıldığı borçlunun ve mahkemenin kabulündedir.
Bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanununun 533. maddesinin son cümlesinde "ortaklığı idare yetkisi tanınan şerik şirketi ve bütün şerikleri üçüncü şahıslara karşı temsil etmek hakkına haiz sayılır" hükmü yer almaktadır. Ortaklık sözleşmesi ile yasada belirtilen idare yetkisi tanınan şerik ortak da olabilir. Üçüncü bi kişide olabilir. Dolayısı ile bu kişinin B.K.nun 34. ve 38. maddeleri ile daha geniş anlamını bulan 533. maddesinin son fıkrasında açıklanan ortaklığı temsil yetkisi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ortaklığı idare yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlem ortakları üçüncü şahıslara karşı eşit olarak sorumlu kılar. Bu sebeple adi ortaklığı temsilen idareci şerikin (ortak-temsilcinin) imzaladığı bonodan dolayı ortaklar sorumlu olur.
Üsküdar 9. Noterliğince düzenlenen 09 Nisan 2012 tarih 12586 yevmiye sayılı .... AŞ. & .... Şti. iş ortaklığı sözleşmesinin 6. maddesinde, E.K. ve M S.U.’den herhangi birinin adi ortaklığı temsil ve ilzama münferiden yetkili olduğunun kabul edildiği görülmektedir.
Bu durumda takip dayanağı bonodaki keşideci imzasının M.S.U.'e ait olduğu mahkemenin de kabulünde olduğuna ve adı geçen adi ortaklığı temsil ve ilzama tek başına yetkili olduğuna göre, onun imzaladığı bonodan dolayı, adi ortaklığın ortağı olan muteriz borçlu sorumludur.
O halde mahkemece borçlunun borca itirazının reddi yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. .SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy