MAHKEMESİ : Elmalı İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2011/110-2013/20
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, çekin vadesi hanesinde oynama yapılıp paraf atıldığını, parafın kendisine ait olmadığını, çekte sahtecilik yapıldığını iddia ettiği ve belirttiği nedenlerle takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonunda paraf imzanın borçluya ait olmadığı, bu nedenle çekin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre düzeltme öncesi çekin keşide tarihinin '' 07/05/2011 veya 07/06/2011 '' olduğu, çeklerde zamanaşımının, ibraz tarihinin bitiminden itibaren 6 ay olup muhtemel her iki keşide tarihine göre de takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı ve çekin kambiyo vasfında olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 708. maddesine göre, yasal süresinde çekin muhatap bankaya ibrazı zorunlu olup, ibraz edilmemesi halinde alacaklı, TTK'nun 708 ve 720. maddeleri gereğince: takip borçlularına karşı müracaat hakkını kaybeder. Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek, adi havale niteliği taşıdığından borç ikrarını da içermez. Bu itibarla, borçlu hakkında bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamaz. Bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen gözetilir.
Bilindiği üzere HUMK.nun 298.maddesinde; (HMK. 207. maddesi) "senette mevcut bulunan .... silinti ayrıca tasdik edilmemişse inkar halinde keenlemyekündür" hükmü yer almaktadır. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Bu şekilde yapılan imzaya veya paraf imzasına itiraz halinde, mahkemece, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Somut olayda, düzenlenen bilirkişi raporunda çekin keşide tarihinin 07.05 (veya 6).2011 iken günler ve aylar hanesinin farklı fiziki evsafta bir kalem ile 27.10.2011 tarihine dönüştürülmüş olduğu ve bu değişikliğe ilişkin paraf imzanın keşidecinin eli ürünü olmadığı belirtildiğine göre, söz konusu değişiklikler, yukarıda açıklanan madde gereğince geçerli değildir. Bu durumda çek, keşide tarihi olarak kabul edilmesi gereken tahrifattan önceki tarih olan 07.05 (veya 6).2011 tarihinden itibaren yasal 10 günlük süre geçirildikten sonra 27.10.2011 tarihinde ibraz edilmekle TTK'nun 708/1. maddesi uyarınca çek niteliğini kaybetmiş bulunmaktadır.
O halde mahkemece İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.