MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/01/2013
NUMARASI : 2012/1981-2013/13
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25.04.2013 tarih, 6263/15586 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bakırköy 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17.05.2011 tarihli kararına dayanılarak borçlu şirket ortaklarından Serdar Şener'in talebi üzerine icra müdürlüğünce takip dosyasındaki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, alacaklı tarafından anılan işlem şikayet konusu yapılmıştır.
Mahkemece, borçlunun müşterek iki imza ile temsil edildiği, S.Ş.'in şirketi tek başına temsil etme yetkisinin olmadığı, anılan mahkemece verilen kararın şirket bakımından hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiş, temyiz üzerine de karar Dairemizce 25.04.2013 tarihinde onanmıştır.
İcra mahkemesi kararları, genel mahkemelerce verilen kararlar yönünden maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ise de, icra mahkemesince aynı konuda verilen önceki karar, kesinleşmesi halinde daha sonra verilmiş olan icra mahkemesi kararına karşı kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Somut olayda, Bakırköy 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/826 Esas sayılı dosyasındaki şikayetin borçlu olmayan şirketin ortağı tarafından alacaklıya karşı yapıldığı, mahkemece, "itiraz dilekçesinin süresi içinde verildiği tespit edildiğinden takibin durdurulmasına" şeklinde hüküm tesis edildiği, arkasındaki kesinleşme şerhine göre kararın alacaklı vekiline 23.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine de 06.06.2011 tarihinde hükmün kesinleştiği görülmüştür.
Her ne kadar söz konusu şikayet borçlu tarafından yapılmamış ise de, karşı taraf alacaklı olup mahkeme kararı alacaklıya tebliğ edildiğine ve alacaklı tarafından da temyiz edilmediğine göre bu karar alacaklıyı bağlar. Bu durumda anılan karar ile, şikayete konu takip dosyası yönünden itiraz ile takibin durdurulduğu tespit edildiğinden artık takibe devam edilemez. Alacaklı ancak genel mahkemede itirazın iptali davası açmak veya icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek yoluyla takibin devamını sağlayabilir. Bu durumda mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ. Borçlunun karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.04.2013 tarih ve 2013/6263 E., 2013/15586 K.sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy