MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2013
NUMARASI : 2012/729-2013/174
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı banka tarafından borçlu şirket hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2008 tarih ve 2008/979 D.iş. sayılı ihtiyati haciz kararına dayanılarak 04.07.2008 tarihinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiği,alacaklı vekilinin 26.06.2008 tarihli talebi ile 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen ..A.Ş.'nin borçlu şirketin kendilerinde 18.07.2008 vadeli 106.204,55 TL tutarında alacağı bulunduğunu 03.07.2008 tarihinde cevaben bildirdiği,bilahare,Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2008 tarih ve 2008/168 Esas numarası ile iflasın ertelenmesi davası kapsamında ihtiyati tedbir yolu ile '' İİK.'nun 89/1 maddesi nedeniyle borçlu şirkete ait banka hesaplarına bloke konulmasının ihtiyati tedbiren durdurulmasına '' ve aynı mahkemenin 23.07.2008 tarihli kararı ile borçlu şirket hakkındaki iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, borçlu şirket vekilinin anılan kararları sunarak haciz ihbarnamelerinin fekki talebi doğrultusunda 24.07.2008 tarihinde icra müdürlüğünce ...A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, icra dosyasından borçlunun hak ve alacakları üzerine konulan haciz baki kalmak kaydıyla konulan blokenin kaldırılmasına ve paranın serbest bırakılmasına karar verildiği ve ...A.Ş. tarafından blokeli meblağın borçlu şirkete ödendiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
İİK.'nun 179/b madde hükmü gereğince, iflasın ertelenmesi kararı ile birlikte borçlu aleyhine evvelce başlamış icra takipleri durur. Takibin durması takibin bulunduğu aşamada kalması anlamında olup;iflas erteleme kararının verildiği tarihten önce 3. kişilere gönderilen haciz ihbarnameleri geçerliliklerini korur. Bu nedenle, 3. kişi nezdinde kesinleşen paranın iadesi yoluna gidilmeyerek icra kasasında saklanması gerekir.Başka bir anlatımla,iflasın ertelenmesi kararının verilmesi ile takip olduğu yerde duracağından bu tarihten önce ihtiyaten haczedilen para borçluya ödenmemelidir.
Öte yandan, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararı içeriğine göre, sözü edilen karar, borçlu şirketin 3. kişi bankalar nezdindeki hesapları bakımından hüküm ifade etmekte olup;somut olayda, 3. kişi ..A.Ş., banka olmadığından, tedbir kararı adı geçen yönünden sonuç doğurmaz. Bu itibarla, ..A.Ş.'ye gönderilen haciz ihbarnamesinin geçerli olduğu kuşkusuzdur.
O halde, icra müdürlüğünce, 3. kişi nezdinde haczedilen para üzerindeki blokenin kaldırılması ve paranın serbest bırakılması yönündeki işlem tesisinin yasaya ve ihtiyati tedbir kararı içeriğine uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda değinilen açıklamalar gözönünde bulundurularak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy