MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2013
NUMARASI : 2013/728-2013/768
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Meskeniyet iddiası İİK'nun 82.maddesinin l. fıkrasının 12. bendine dayalı haczedilmezlik şikayeti olup, aynı Kanunun 16/1. maddesine göre haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır.
Şikayet konusu işlem şikayette bulunana tebliğ edilmiş ise süre tebliğ tarihinden başlar. Ancak şikayetçi tebliğ tarihinden daha önce şikayete konu işlemi öğrenmiş ise, şikayetin öğrenme tarihinden başlayacağı tabiidir. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanı ile isbat edilemez.
Somut olayda, şikayete konu taşınmaza 25.07.2011 tarihinde haciz konulduğu, borçlunun vekille temsil edilmesine rağmen 103 davetiyesinin borçlu asile çıkartıldığı ve 06.10.2011 tarihinde eşi H.K.'a tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tebliğ işleminin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken HMK.nun 73. (HUMK.nun 62.) maddesi, Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesi ve Tebligat Kanunu'nun 11.maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olup 103 davetiyesinin vekil yerine asile tebliği usulsüzdür.
Öte yandan, borçlu tarafa aynı hacizle ilgili farklı tarihlerde iki adet 103 davetiyesi tebliğe çıkartıldığı, bunlardan birincisinin 06.10.2011 tarihinde eşine tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 25.04.2013 tarihli talebi ile aynı hacze ilişkin ikinci davet kağıdı hazırlanarak bu sefer borçlunun bizzat kendisine 23.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Böylece borçluya son 103 davetiyesi tebliğ tarihi olan 23.05.2013 tarihinden itibaren İİK.nun 16/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yeni bir şikayet hakkı daha verilmiş olduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde haczedilmezlik şikayetinin İİK. nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal sürede olduğu kabul edilip, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yapılan inceleme ile istemin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy