MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2012/293-2013/47
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe karşı borçlunun usulsüz yapıldığını belirterek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81,82,83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun vekili aracılığıyla Kocaeli 2.İcra Mahkemesinin 08/03/2012 tarih ve 2011/467 E.- 2012/126 K. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği, satış ilanının, anılan dosyada yer alan borçlu vekiline tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu vekiline satış ilanının tebliği halinde, artık borçlu asile satış ilanının tebliği zorunlu değildir, tebliğ edilmişse usulüne uygun olup olmamasının sonuca etkisi yoktur. Bu nedenle, satış ilanı tebliği usulsüzlüğü iddiasının mahkemece, fesih nedeni olarak kabul edilmemesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Ancak;
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.”
Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Öte yandan, takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda İİK.nun 150/e. maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy