MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/129-2013/466
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine Konya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/6103 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer”.
Öte yandan satış isteme süresi satış talebi ile durduktan sonra ihalenin fesih edilmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Herhangi bir nedenle sürenin durması halinde ise süre kalan yerden hesaplanır. Bir diğer ifade ile sürenin hesabında zamanaşımının kesilmesine benzer bir uygulama yapılmayıp durmaya ilişkin yöntem izlenmelidir. Yani iki yıllık süre yeni baştan değil kaldığı yerden hesaplanmalıdır.
Somut olayda ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte borçluya icra emri 19.06.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, alacaklı tarafça 09.05.2011 tarihinde satış talep edilmiş ancak icra müdürlüğünce “kıymet taktir raporunun tebliğ edilmesine, kesinleşmeden sonra satış işlemlerine başlanmasına” şeklinde karar verildikten sonra eksikliklerin giderilmesine müteakip alacaklı tarafça 02.08.2011 tarihinde yeniden satış talebinde bulunulmuş ve icra müdürlüğünce 08.08.2011 tarihinde satış kararı verildiği görülmüştür.
Bu durumda, icra emrinin tebliğ edildiği 19.06.2009 tarihinden, birinci satış talep tarihi olan 09.05.2011 tarihine kadar 1 yıl 10 ay 21 gün geçtiği, yukarıda açıklandığı üzere, satış talebi ile satış isteme süresinin durduğu, bu tarihten sonra ikinci satış talep tarihi olan 02.08.2011 tarihine kadar ise 2 ay 24 gün geçtiği böylece İİK'nun 150/e maddesi uyarınca 2 yıllık satış isteme süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece İİK 150/e maddesi gereğince iki yıllık satış isteme süresinin geçmesi nedeni ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de, İİK.nun 134/2.maddesinde “ ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum eder”hükmü yer almaktadır. Mahkemenin kabulünün aksine, para cezasına hükmedilebilmesi, davacının kötüniyetli olma şartına bağlanmamıştır. Bu durumda mahkemece ihalenin feshi istemi reddedildiğine göre davacı aleyhine %10 para cezasına hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.