MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2013/362-2013/477
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi şirket vekili, alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. nin müvekkili şirkete İİK.nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderip, borçlu şirketin alacağı olup olmadığını sorması gerekirken, borçlu şirketlerin müvekkili şirkette doğmuş alacağı varmış gibi direkt haciz müzekkeresi göndererek şirketi sorumluluk altında bırakmasının usul ve kanunlara aykırı olduğunu ileri sürerek haciz müzekkeresinin iptalini istemiş; Mahkemece, şikayetçiye gönderilen haciz ihbarnamesinde doğacak haklara haciz konulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, ilerde doğacak bir hak için haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkün değildir. İİK' nun 89. maddesi gereğince üçüncü şahsa, borçlunun, nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczi şeklinde haciz ihbarnamesi çıkarılması halinde, üçüncü şahsın sorumluluğu, haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut (fiili) durumla sınırlıdır. Rutin ödemeler (kira alacakları vs.) dışında ileride doğacak, doğması muhtemel bir hakkın bu aşamada üçüncü şahıslara net olarak bilinmesi mümkün olmadığından, haciz ihbamamesi muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz.
Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması alacaklarının haczi ise ancak İİK.nun 78.maddesi gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür.
Somut olayda, alacaklı tarafından şikayetçi şirkete İİK' nun 78. maddesi uyarınca gönderilen haciz müzekkeresi ile borçluların doğacak her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Borçlu şiketlerin şikayeçi üçüncü kişi nezdinde doğacak alacaklarının bu şekilde haczi mümkün olduğundan kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
O halde, Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.