MAHKEMESİ : Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2012
NUMARASI : 2012/309-2012/245
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararına istinaden Osmaniye 2. İcra Dairesi' nde çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuru ile yetki itirazında bulunduğu, mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verildiği görülmektedir. İİK.nun 50. maddesinin göndermesi ile icra takiplerinde de uygulanan 1086 Sayılı HUMK.nun 12.maddesinde belirtilen ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin düzenlemeye, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'da yer verilmemiştir. Ancak ihtiyati haciz kararının icrasını düzenleyen İİK.nun 261.maddesi halen yürürlüktedir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde haciz kararı veren mahkemenin yargı çevresi içerisindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Bu hüküm kendi içinde yetki kuralını da içermekte olup, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer icra müdürlüğünün yetkili olduğunun kabulü zorunludur. Somut olayda, Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi' nden alınan 19/09/2012 tarih ve 2012/ 141 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden, borçlu hakkında Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nde 20/09/2012 tarihinde takibe geçilmiş olup, İİK.nun 261. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının alındığı yerde de takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan borçlu tarafça, ihtiyati haciz kararının, itiraz üzerine kaldırıldığı da ileri sürülmemiştir. O halde, mahkemece borçlunun yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy