MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2013
NUMARASI : 2013/515-2013/570
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Şikayetçi borçlu, dava dışı diğer borçlu ile alacaklı arasında yapılan icra taahhüdüne dayanarak takip dosyasında yapılan haciz işlemlerinin kaldırılması için şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kabulü ile haciz işlemlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İİK.nun taksitle ödeme başlıklı 111. maddesinde aynen; "Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahhüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur. Şu kadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır. Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması halinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder" düzenlemesine yer verilmiştir. Taksitlendirme sözleşmesinde, ödemeyi ikiye ayırmak gerekir. Birincisi İİK.nun 111. maddesinin 1. ve 2.fıkralarında düzenlenen borçlunun yasal hakkından doğan taksitlendirme, ikincisi ise, hacizden önce veya sonra alacaklının kabulüne bağlı olan taksit sözleşmesi ile yapılan taksitlendirmedir. (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, (İstanbul: Türkmen Kitabevi, 2004), Sh.522 - 525 arası)
Somut olayda dava dışı borçlu ile alacaklı arasında düzenlenen 14.03.2013 tarihli sözleşme, alacaklının kabulüne bağlı olan taksit sözleşmesi niteliğindedir. Takip dosyasında, şikayetçi borçlu ile alacaklı arasında imzalanan bir taksit sözleşmesi mevcut değildir. Dava dışı borçlunun taahhütte bulunması ve alacaklının taahhüdü kabul etmesi sadece dava dışı borçluya yönelik olup, yalnızca taahhüt edeni bağlar. Taahhütte bulunmayan borçlu açısından takip süreci etkilenmez. Başka bir deyişle sözleşme yalnızca tarafları açısından hüküm ve sonuç doğurur.
O halde mahkemece şikayetin reddi gerekirken kabulü ile hacizlerin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi