MAHKEMESİ : Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2013
NUMARASI : 2012/377-2013/179
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi .............. taşınmazı borçlu 16.07.2012 tarihinde hacizle yükümlü olarak satın aldığını, taşınmaz üzerindeki haczin 20.000,00 TL borç miktarı için konulduğunu, bu miktarı ödeyerek haczin kaldırılmasına ilişkin olarak yaptığı 11.12.2012 tarihli talebi üzerine, icra müdürlüğünce 18.12.2012 tarihinde, dosya borcunun tamamının ödenmesi haline haczin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, adı geçen şikayetçinin, anılan memurluk kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusu İİK. nun 16.maddesine dayalı şikayet niteliğindedir. Bu maddeye dayalı olarak şikayet yoluna ise icra müdürünün işleminden zarar gören hukuken korunmaya değer yararı olan herkes şikayet yoluna başvurabilir. Buna göre icra müdürünün işlemi doğrudan şikayetçi üçüncü kişinin hukukunu etkilediğinden şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak icra müdürlüğü işleminin iptali ya da düzeltilmesini isteyebilir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde; borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 11.07.2012 tarihinde 20.000,00 TL borç miktarı için haciz konulduğunun bildirildiği, haciz kararı gereği haciz tarihinde, borçlu adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydına borç miktarının 20.000,00 TL olarak işlendiği, şikayetçi bu taşınmazı hacizle yükümlü olarak 16.07.2012 tarihinde satın aldığı, 18.07.2012 tarihinde alacaklı vekilinin talebi üzerine Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerede borç miktarının 50.000,00 TL olarak düzeltilmesinin istendiği ancak Tapu Sicil Müdürlüğünce bu müzekkereye verilen cevapta taşınmazın hacizli olarak satıldığından borç miktarında değişiklik yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Şikayetçi üçüncü kişi taşınmazı üzerindeki hacizle yükümlü olarak satın aldığına göre, tapu siciline güven ilkesi gereği satın alma tarihi itibariyle haciz konulan borç miktarı olan 20.000,00 TL ve bu miktarın ferileriyle sorumlu olup, taşınmazın satın alındığı tarihten sonra konulan hacizler onun yönünden hüküm ifade etmez.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy