ESAS NO :
KARAR NO :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/06/2013
NUMARASI : 2013/653-2013/845
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi icra mahkemesine 20.06.2013 tarihli başvurusunda; icra dosyasında İİK 89 maddesi uyarınca kendilerine gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, haciz ihbarnamelerine 13.06.2013 tarihinde muttali olduğunu ileri sürerek tebliğ işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16.maddesi olup, bu yöndeki şikayet, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır. HGK'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "....usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir."
Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişi adına çıkarılan birinci haciz ihbarnamesinin 07.01.2013 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 18.02.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, şikayetçinin 04.04.2014 tarihinde icra müdürlüğü'ne sunduğu dilekçe ile “bu kişilere hiçbir borcum yoktur” dediği, üçüncü haciz ihbarnamesinin 24.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine 13.06.2013 tarihinde icar müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde; birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine 04.04.2013 tarihinde itiraz ettiğini, buna rağmen kendisine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini beyan ettiği görülmektedir.
İİK'nun 89/3 maddesine göre “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi
alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.
Mahkemece her ne kadar şikayetçi adına yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz oldukları kabul edilmiş ve birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine ıttıla tarihinin 04.04.2013, üçüncü haciz ihbarnamesinin ıttıla tarihinin 13.06.2013 tarihi olduğuna karar verilmiş ise de;
Şikayetçi kendisine İİK' nun 89. maddesi uyarınca gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine 04.04.2013 tarihinde itiraz etmiş olmakla birinci ve ikinci haciz ihbarnamelere ilişkin tebliğ işlemini öğrendiği 04.04.2013 tarihinden itibaren İİK 16/1 maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süre geçtikten sonra 20.06.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurmuş olması karşısında birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliği işlemine yönelik şikayetin süreden reddi gerekirken,şikayetin esasının incelenerek şikayetin kabulü ve haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer yandan birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen ve İİK'nun 89/3. maddesinde belirtilen prosedürü yerine getirmeyen borçlunun artık kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin iptalini istemekte hukuki yararı olmadığından üçüncü haciz ihbarnamesine yönelik şikayetinde reddi gerekirken, şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi de doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy