MAHKEMESİ : İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2013/289-2013/348
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlanıldığı, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile müvekkili ile alacaklı arasında komisyon sözleşmesinin olduğunu kabul ederek, sözleşmeye göre 20.000 TL ödenmesi konusunda tarafların mutabık olduğunu, bu kapsamda alacaklıya 10.000 TL ödendiğini, alacağın faize bağlanmadığını, bu nedenle faizin tamamı ile asıl alacaktan 10.000 TL. yi aşan kısma itiraz ettiklerini bildirdiği, alacaklının ise itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Borçlu tarafından ödeme itirazına dayanak olarak 13.12.2006 tarihli alacaklı imzalı bir belge sunulduğu ve buna göre Av.İ. T. tarafından alacaklıya 7.000,00 TL. ödendiği görülmüştür. Ödeme belgesi altındaki imza alacaklının kabulündedir. Ödemeyi yapan Av. İ. T., ödeme tarihi itibariyle ve halen borçlu vekili olduğuna göre ödemeyi muteriz borçlu adına yaptığının kabulü gerekir.
Öte yandan alacaklının temerrüt faizi isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Nitekim 11.12.1957 tarih ve 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da adi senette vadenin olması halinde, faizin vade tarihinden itibaren istenebileceği kabul edilmiştir. (HGK. nun 22.03.2000 tarih ve 12-706/181 sayılı kararı ) Senette vade yok ise alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden daha evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK. nun 68.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatı zorunludur.
Takip dayanağı belgede ödemenin hangi tarihte yapılacağı konusunda vadeyi içerir bir kayıt bulunmamaktadır. Takip dayanağı belgede vade mevcut olmadığına ve icra takibinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin alacaklı tarafından İİK. nun 68.maddesinde belirtilen nitelikte herhangi bir belge ibraz edilmediğine göre, ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebilir.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 7.000 TL ödeme dikkate alınarak ve takip tarihinden öncesi için faizi istenemeyeceği hususu da gözetilerek sonuca gidilmesi gerekir iken istemin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy