MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2013
NUMARASI : 2013/450-2013/490
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
5510 Sayılı Kanunun 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 22/2-b maddesi ile değişik 93. maddesine göre "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir."
Bu düzenleme İİK.'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin hacizinde, takibin kesinleşmiş olması şartı ile 28.02.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Anılan düzenleme İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. Hacze muvafakati icra kefili vermiş ise sadece takip borçlusu yönünden takibin kesinleşmesi yetmez aynı zamanda icra kefili yönünden de takibin kesinleşmiş olması gereklidir.
Somut olayda şikayetçi borçlunun, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1716 Esas sayılı icra dosyasından Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan aldığı emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği ve mahkemece borçlunun hacze muvafakat etmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. İcra dosyasının incelenmesinde; şikayetçinin 11.01.2013 tarihinde söz konusu icra dosyasında icra kefili olup hakkındaki tüm yasal sürelerden feragat ederek takibin kesinleştirilmesini talep ettiği, aynı zamanda borcu taksitler halinde ödeme taahhüdünde bulunduğu ve taahhüdünü yerine getirmediği takdirde emekli maaşının tamamının kesilmesine muvafakat ettiği, aynı tarihte icra emrini tebellüğ edip yasal sürelerden vazgeçtiğini beyan ederek bu beyanın altını imzaladığı tespit edilmiştir.
Bu durumda, icra kefilinin kendisi yönünden henüz takip kesinleşmeden maaş haczine verdiği muvafakat geçersizdir.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde geçersiz olan maaş haczi işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy