MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2013
NUMARASI : 2013/258-2013/640
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlu tarafından süresi içerisinde icra mahkemesine başvurularak, takibin mükerrer olduğunun ve takibe dayanak bononun teminat amaçlı verildiğinin ileri sürüldüğü, ayrıca, talep edilen işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranına itiraz edildiği görülmektedir.
Aynı alacak için, kambiyo senedi verilmesi halinde, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulması da mümkündür.
Somut olayda; alacaklı tarafından önce Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11247 Esas sayılı dosyasında; 25.06.2012 vade tarihli 1.076.899,91 TL alacağa ilişkin sözleşmeye dayanarak borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, daha sonra aynı alacaklı tarafından borçlu aleyhinde Ankara 26.İcra Müdürlüğü'nün 2012/14393 Esas sayılı dosyası ile aynı alacak için verilmiş bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmakta olup; “ Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11247 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmaması kaydının ikinci takipteki takip talebi ve ödeme emrine şerh düşüldüğü gözetildiğinde, yukarıda belirtildiği üzere, mükerrer takip yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
O halde, mahkemece, borçlunun mükerrerlik iddiası dışındaki diğer şikayet ve itirazları incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; mükerrerlik iddiası, borca itiraz niteliğinde olup; İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca, borçlunun borca itirazının kabulü halinde takibin "durdurulması" yerine "iptaline" karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy