MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2013
NUMARASI : 2013/486-2013/790
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmemesine rağmen borçlunun icra mahkemesine başvurarak, alacaklının yetkili hamil olmadığını, ciranta olmaları nedeniyle kendilerinden çek tazminatı istenemeyeceğini ve talep edilen faiz oranının da yüksek olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, icra mahkemesince istemin yasal 5 günlük süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 168.maddesi uyarınca beş günlük itiraz ve şikayet süresi borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten başlar. Bir diğer anlatımla borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi halinde itiraz ve şikayet süresinin başlaması söz konusu olamaz. Borçlu vekilinin icra dosyasına vekaletname ibraz ederek, müvekkiline ait olup kaydına haciz şerhi işlenen ....... plaka sayılı aracın satışa esas işlemlerinin gerçekleştirilerek satış gününün taraflarına tebliğini talep etmesi, ve bu şekilde ödeme emrini öğrenmiş olması ödeme emrinin tebliğ edildiği sonucunu doğurmaz, itiraz ve şikayet süresini başlatmaz. Zira, usulsüz de olsa, yapılmış bir ödeme emri tebligatı bulunmadığından 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 32. maddesinin olayda uygulanması da mümkün değildir.
Diğer yandan, kural olarak borçlunun itiraz hakkı kendisine ödeme emri tebliği ile doğar ise de Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, borçluya ödeme emri tebliğ edilmese bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilememesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmez.
O halde mahkemece başvurunun esasının inecelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.